Airbus Defence and Space ile BAE Systems yöneticilerinin gelecek hafta, İngiltere, İtalya ve Japonya tarafından yürütülen Global Combat Air Programme’da (GCAP) olası iş birliğini görüşmesi bekleniyor. Görüşmelerde savaş uçağının yanı sıra iş birliğine dayalı muharip hava araçları ve uçaklarla sensörleri diğer unsurlara bağlayacak muharip bulut altyapısının ele alınacağı bildiriliyor.
Temaslar, Almanya’nın GCAP’a katılım ihtimalini hükümetler arası görüşmelerin ötesine taşıyarak gerekli sanayi düzenlemelerine odaklayabilir. Birleşik Krallık, Almanya’nın programa dahil olmasına açık olduğunu daha önce ortaya koymuş; iki ülke gereksinimler ve olası iş paylaşımı konusunda görüşmüştü.
Almanya’nın katılımı için İtalya ve Japonya ile anlaşma yapılması ve halihazırda şekillenen sanayi yapısında değişikliklere gidilmesi gerekecek. Almanya’nın savunma bütçesi, Luftwaffe’nin olası ihtiyacı ve Airbus ile MTU Aero Engines gibi şirketleri, GCAP’ın ekonomik ve endüstriyel tabanını genişletebilir.
GCAP’ın savaş uçağı, motor, sensör, silah, otonom hava araçları ve bunları birbirine bağlayan dijital altyapıyı kapsayan bir program olması, Almanya’nın katılımıyla geliştirme maliyetlerinin daha geniş bir üretim tabanına yayılmasını sağlayabilir. Ancak BAE Systems, Leonardo ve Mitsubishi Heavy Industries, GCAP savaş uçağının geliştirilmesinden sorumlu Edgewing kuruluşunu kurmuş durumda. İş paylaşımı ve fikri mülkiyet düzenlemeleri de üç kurucu ülke arasında müzakere edildi.
Airbus’ın programa yalnızca kanat veya kuyruk yüzeyi gibi münferit yapıları üretmekle sınırlı, ikincil bir rolü kabul etmesi beklenmiyor. Airbus Defence and Space Üst Yöneticisi Mike Schoellhorn, şirketin daha önce programda anlamlı bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etmişti.
Olası genişlemenin GCAP takvimini aksatmaması da önem taşıyor. Üç ortak ülke, sistemi 2035’te hizmete almayı hedefliyor. Bu tarih, Fransa ile yürütülen Future Combat Air System (FCAS) kapsamındaki savaş uçağı için daha önce öngörülen zaman diliminden beş yıl daha erken.
Almanya, Airbus liderliğinde İspanya ve diğer ortaklarla yeni bir program oluşturma seçeneğini de değerlendirebilir. Bununla birlikte böyle bir tercih, yeni nesil bir muharip uçak projesinin büyük ölçüde yeniden kurulmasını gerektirecek.
Airbus ve Saab’ın olası iş birliği de son aylarda gündeme geldi. İsveç, Gripen’in ardından geliştirilebilecek sistem için çalışmalar ve teknoloji gösterimleri yürütüyor; ancak yeni insanlı bir savaş uçağı geliştirip geliştirmeyeceğine henüz karar vermedi. İsveç’in Future Fighter System çalışmaları, 2040 sonrasına ilişkin farklı seçenekleri korumayı ve ses altı ile ses üstü otonom gösterim araçlarını kapsıyor.
Bu nedenle Airbus-Saab seçeneği, çok uluslu bir yapıya, sanayi organizasyonuna ve belirlenmiş hizmete giriş hedefine sahip GCAP’a kıyasla daha erken bir aşamada bulunuyor. Almanya açısından GCAP’a katılım, yeni bir program kurmak yerine mevcut yapı içinde yer ve yetki müzakeresi anlamına gelecek.
Airbus ile BAE Systems arasında gelecek hafta yapılması beklenen görüşme, Almanya’nın GCAP’a katılımını tek başına belirlemeyecek. Ancak temaslar, İngiliz, İtalyan ve Japon kurucuların temel görev dağılımını oluşturduğu programda Airbus için yeterli sanayi alanı bulunup bulunmadığına ilişkin önemli bir gösterge olabilir.
Bu Konularda Daha Fazla Haber
Haber akışını destekleyen ilgili içerik bağlantıları aşağıda listelenmiştir.











































