Türkiye, Avrupa’dan Kanada’ya uzanan 7 stratejik savunma anlaşmasıyla küresel ortaklıklarını büyütürken, Baykar ile Fransız Safran arasındaki iş birliği Atina’da diplomatik tartışma yarattı.
Türkiye savunma sanayiinde yeni bir uluslararası genişleme dönemine girdi. Avrupa, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Asya merkezli şirketlerle peş peşe imzalanan stratejik anlaşmalar, Türk savunma şirketlerinin küresel pazardaki etkisini artırırken, Baykar’ın Fransız savunma devi Safran ile yaptığı iş birliği Yunanistan’da siyasi ve diplomatik rahatsızlık yarattı.
Yunan gazetesi Kathimerini’nin analizine göre Ankara, son dönemde imzaladığı anlaşmalarla yalnızca yeni pazarlar açmayı değil, aynı zamanda ortak üretim ve yüksek teknoloji transferi üzerinden Avrupa savunma ekosisteminde daha güçlü bir pozisyon elde etmeyi hedefliyor.
SAHA EXPO’da Savunma Diplomasisi
İstanbul’da düzenlenen SAHA EXPO savunma fuarı, Türkiye’nin son dönemdeki uluslararası savunma ortaklıklarının merkezi haline geldi.
Fuar kapsamında Avrupa, Kanada ve Asya merkezli şirketlerle toplam yedi stratejik anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.
Anlaşmaların odağında;
- insansız sistemler,
- yapay zeka teknolojileri,
- akıllı mühimmat entegrasyonu,
- deniz altı platformları,
- seri üretim altyapıları yer aldı.
Baykar ile Safran Anlaşması Avrupa’da Yankı Uyandırdı
Uluslararası kamuoyunda en fazla konuşulan anlaşmalardan biri Baykar ile Fransız savunma ve havacılık şirketi Safran arasında imzalandı.
Euroflir Sistemleri Bayraktar TB2’ye Entegre Edilecek
Anlaşma kapsamında Fransız üretimi “Euroflir” elektro-optik sistemleri Bayraktar TB2 insansız hava araçlarında kullanılacak.
İş birliği yalnızca görüntüleme sistemleriyle sınırlı kalmıyor. Süreç;
- navigasyon sistemleri,
- hedef takip teknolojileri,
- akıllı mühimmat entegrasyonları gibi kritik alanları da kapsıyor.
Kathimerini’ye göre bu iş birliği Atina’da rahatsızlık yarattı. Haberde, Fransa’nın Türk savunma sanayiiyle geliştirdiği teknik iş birliklerinin Yunanistan tarafından yakından takip edildiği belirtildi.
Baykar’dan İtalya’da Seri Üretim Hamlesi
Türkiye’nin Avrupa savunma sanayiindeki etkisini artıran bir diğer adım ise İtalya ile atıldı.
Baykar, İtalyan Gruppo Esse ile insansız hava araçları için robotik ve tam otomasyonlu seri üretim hattı kurulmasına yönelik anlaşma imzaladı.
Şirketin son dönemde bazı İtalyan havacılık ve savunma firmalarını bünyesine katması da Avrupa’daki büyüme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor.
Estonya’da 300 Milyon Avroluk Mühimmat Tesisi
Avrupa’daki bir diğer dikkat çekici iş birliği ARCA Savunma ile Estonya Savunma Bakanlığı arasında gerçekleşti.
Uzun Menzilli Mühimmat Üretilecek
Anlaşma kapsamında Estonya’da uzun menzilli mühimmat üretim tesisi kurulacak.
Yaklaşık 300 milyon avroluk yatırım değerine sahip olması beklenen tesisin, Avrupa savunma tedarik zincirinde önemli rol üstlenmesi planlanıyor.
Öte yandan Türk savunma şirketi Sarsılmaz ile İspanyol EM&E Grubu arasında da araştırma teknolojilerine yönelik stratejik iş birliği mutabakatı imzalandı.
Kanada ile Otonom Deniz Altı Sistemleri
Türkiye’nin savunma sanayiindeki genişleme hamlesi Avrupa ile sınırlı kalmadı.
Türk tersanesi Sefine ile Kanada merkezli Kraken Robotics arasında otonom deniz altı sistemlerinin ortak geliştirilmesine yönelik mutabakat sağlandı.
Bu ortaklığın özellikle insansız deniz platformları alanında yeni projelerin önünü açması bekleniyor.
Baykar’dan BAE ile Akıncı Anlaşması
Baykar, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Edge firmasıyla da yeni bir savunma iş birliğine imza attı.
Al Tariq Mühimmatı Akıncı’ya Entegre Edilecek
Anlaşmaya göre BAE üretimi “Al Tariq” mühimmatı Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı’na entegre edilecek.
Taraflar ayrıca;
- hassas güdümlü mühimmatlar,
- yapay zeka destekli sistemler,
- otonom savunma teknolojileri alanlarında iş birliğini büyütmeyi hedefliyor.
Türkiye Latin Amerika Pazarına da Yöneldi
Türk savunma şirketleri Latin Amerika açılımını da hızlandırdı.
Şili’de düzenlenen FIDAE 2026 Havacılık ve Uzay Fuarı’na katılan Türk firmaları, bölgesel pazara yönelik yeni nesil savunma teknolojilerini sergiledi.
Ankara’nın son dönemdeki stratejisi, yalnızca ürün ihracatı değil; ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve bölgesel sanayi entegrasyonu üzerinden uzun vadeli savunma iş birlikleri kurmak olarak değerlendiriliyor.





```







