Airport Gündem

Savunma teknolojilerine yatırım arttı, kritik alanlar geride

featured

Aerospace Industries Association (AIA) ve Bain & Company tarafından hazırlanan yeni çalışma, ABD savunma sanayiine özel sermaye girişinin artmasına rağmen kritik mineraller ve alt kademe üretim kapasitesinde önemli finansman boşlukları bulunduğunu ortaya koydu.

Rapora göre savunma sektöründeki girişim sermayesi yatırımları 2019’da yaklaşık 1 milyar dolardan 2025’te yaklaşık 10 milyar dolara yükseldi. Buna karşın özel sermaye fonları, savunma şirketleri tarafından hâlâ sınırlı ölçüde kullanılıyor.

AIA Başkanı Eric Fanning, çalışmanın federal karar alıcılara savunma şirketlerine daha fazla özel yatırım çekmek için gerekli koşulları göstermeyi amaçladığını söyledi. Fanning, savunma sektöründe sermaye eksikliğinden çok, yatırımın kritik darboğaz alanlarına yönelmesini zorlaştıran engeller bulunduğunu belirtti.

Bain, Pentagon ve sektör genelinde büyük ana yükleniciler, girişimler, yatırımcılar ve bankalar dahil farklı paydaşlarla 50 görüşme gerçekleştirdi. AIA ise üye anketi sonuçları ile veri analizlerini çalışmaya dahil etti.

ABD’de halka açık havacılık ve savunma şirketlerinin toplam piyasa değeri 2025’te yaklaşık 1,6 trilyon dolara ulaşarak 2019 seviyelerinin neredeyse iki katına çıktı. Ancak rapor, özel sermayenin eşit dağılmadığını ve görünmeyen yatırım açıklarının devam ettiğini vurguladı.

Finansman açığının bulunduğu alanlardan biri, füze, radar ve mıknatıs üretiminde kullanılan galyum ve germanyum gibi kritik minerallerin ABD içindeki rafinaj kapasitesi. Bu projelerin yüksek sermaye gerektirmesi, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalara açık olması ve bazı makinelerin yurt dışından temin edilmesi yatırımcıların kararlarını zorlaştırıyor.

ABD Savunma Bakanlığı, kritik mineraller alanında ülke merkezli şirketlere doğrudan ortak olarak alışılmışın dışında bir adım attı. Bakanlık, geçen yıl MP Materials’a 400 milyon dolarlık doğrudan hisse yatırımı yaptı.

Çalışmada ayrıca dökümler ve dövmeler, gelişmiş yarı iletkenler, enerjetikler, sensörler ve katı yakıtlı roket motorları gibi kritik bileşenlerin ikinci ve üçüncü kademe tedarikçiler açısından risk oluşturduğu belirtildi. Bu şirketlerin bir bölümü özel mülkiyette bulunuyor veya üretim kapasitelerinin çoğunu daha kârlı ticari sözleşmelere ayırabiliyor.

Daha küçük tedarikçiler, hızlı talep artışlarını karşılamakta zorlanabiliyor. Rapora göre bu şirketlerin sermayeye erişimi, özellikle kesinleşmiş sipariş veya imzalanmış sözleşme bulunmadığında, ölçekleri nedeniyle daha düşük kalıyor. Ayrıca nüfus yoğunluğunun az olduğu bölgelerde çalışanları hızlı biçimde işe alma ve eğitme altyapıları sınırlı olabiliyor.

Çalışmada tedarik zincirinin ikinci ve üçüncü kademelerini güçlendirmek için ayrıntılı bir yol haritası sunulmadı. Ancak tedarikçiler, Pentagon’dan gelecek talep sinyalinin yatırım yapabilmeleri açısından kritik olduğunu bildirdi. Rapordaki öneriler arasında uzun vadeli sözleşmelerin tedarikçi yatırımlarını ve verimliliği artırabileceği değerlendirmesi yer aldı.

Rapora göre savunma teknolojilerine yönelen girişim sermayesi dikkat çekse de toplam yatırımın ezici çoğunluğu, özellikle emeklilik fonları ve istikrarlı nakit akışı arayan diğer yatırımcılar aracılığıyla borsadan geliyor. Savunma sektörü, yüksek getiri beklentisi bakımından her yatırımcı için cazip görülmeyebiliyor.

Palantir ve SpaceX gibi şirketlerin başarısı, uzay, yapay zekâ, insansız hava araçları ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren savunma teknolojisi girişimlerine yönelik girişim sermayesi ilgisinin artmasına katkı sağladı.

Savunma teknolojilerine yatırım arttı, kritik alanlar geride
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Son Haberler

Tümünü Gör
Daha Fazlası