Avrupa Birliği, 20 Ekim’de Strasbourg’da açıklanan yeni Arktik stratejisiyle bölgeyi artan jeopolitik rekabet ve kritik altyapı riskleri çerçevesinde ele aldı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından duyurulan belgede güvenlik ve dayanıklılık, iklim koruma, refah ve bölge halklarının çıkarlarıyla birlikte dört öncelikten biri olarak belirlendi.
AB’nin yeni yaklaşımı, Rusya’nın askeri varlığını artırması ve Çin’in Moskova ile iş birliğini derinleştirmesi karşısında şekillendi. Danimarka, Finlandiya ve İsveç Arktik bölgesindeki AB ülkeleri olurken Norveç ve İzlanda Birlikle yakın ilişkilerini sürdürüyor. Kanada, Birleşik Krallık, ABD, Japonya ve Güney Kore de yeni “Kuzey Komşuluğu” iş birliği çerçevesindeki ortaklar arasında yer alıyor.
Stratejinin öne çıkan başlıklarından biri Deniz Güvenliği Merkezi kurulması. Merkezin, deniz tabanından uzaya kadar ulusal ve Avrupa düzeyinde toplanan bilgileri bir araya getirmesi planlanıyor. İlk aşamada denizaltı kablolarının izlenmesi, korunması ve onarılmasına destek verecek bir Arktik Kablo Merkezi oluşturulması; ilerleyen aşamalarda ise gölge filoların takibi, yasa dışı balıkçılıkla mücadele, deniz kirliliğinin izlenmesi ve arama-kurtarma koordinasyonunun eklenmesi öngörülüyor.
Deniz Güvenliği Merkezi’nin üye ülkelerin öncülüğünde ve NATO’yu tamamlayacak şekilde işletilmesi planlanırken merkez için yer, organizasyon modeli ve finansman ayrıntıları henüz belirlenmedi. AB ayrıca Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı (EMSA) üzerinden gemi konum bilgilerinin paylaşımını geliştirmek istiyor. Uydu destekli Arktik durum resmi oluşturulmasına yönelik pilot projenin 2027’de başlatılması planlanıyor.
Belgede Grönland ile AB arasında güvenli bir denizaltı kablo bağlantısı kurulması da yer alıyor. Bu bağlantının uzun vadede Kanada üzerinden Japonya ve Güney Kore’ye uzanması hedeflenen daha geniş bir ağın parçası olması öngörülüyor.
AB, buzla kaplı sularda arama-kurtarma, kablo onarımı ve askeri hareketlilik için buz kırıcıları kritik bir kapasite olarak değerlendiriyor. Birlik, öncelikle ihtiyaçları, mevcut gemileri ve Avrupa’daki tersane kapasitesini belirleyecek; ardından ortak tedarik ile kapasite paylaşımı seçeneklerini inceleyecek. Ortak kullanım anlaşmalarının yanı sıra nükleer tahrikli buz kırıcılar da seçenekler arasında değerlendiriliyor.
Arktik limanları, havalimanları ve ulaşım koridorlarının sivil ve askeri kullanıma uygun biçimde geliştirilmesi planlanıyor. Kuzey Finlandiya’daki demiryolu ağının Avrupa standart açıklığına geçirilmesini hızlandırmayı amaçlayan Rail Nordica girişimi de bu kapsamda bulunuyor.
Avrupa Savunma Fonu, Arktik bağlantılı 10 projeye yaklaşık 260 milyon avro destek veriyor. Bu projeler arasında özel tekstiller, sensör sistemleri ve zorlu çevre koşullarına yönelik bir uçak bulunuyor. Eylül ayında duyurulan ve 2026 ile 2027 yıllarında Grönland için 200 milyon avronun üzerinde kaynak içeren Global Gateway paketi enerji, ham maddeler ve altyapıyı kapsıyor. Grönland’ın güvenli dijital bağlantısı ve Pan-Arktik Kablo vizyonu için Connecting Europe Facility Digital kapsamında 107 milyon avro daha ayrıldığı belirtiliyor.
Yeni belgede Deniz Güvenliği Merkezi ve ortak buz kırıcı tedariki için ayrı bütçe kalemleri açıklanmadı. Grönland’la ortaklığın derinleştirilmesi ise AB’nin 2028-2034 mali çerçevesiyle ilişkilendirildi.
AB, enerji politikasında Arktik bölgesindeki petrol, kömür ve doğal gazın yer altında bırakılması yaklaşımını koruyor. Komisyon, Arktik ekosistemini tehdit eden arama ve üretim faaliyetlerini ortaklarla birlikte önlemeyi hedefliyor. Ancak yeni belgede, yeni Arktik enerji faaliyetlerine ve ilgili enerji ürünlerinin satın alınmasına karşı çok taraflı hukuki yükümlülük oluşturma yönündeki önceki hedef yer almadı.
Yeni strateji, AB’nin Arktik politikasını jeopolitik açıdan yeniden yönlendirse de hedeflerin nasıl uygulanacağına ilişkin bazı ayrıntılar açık bırakıldı. Finansman, sorumluluk paylaşımı ve takvimler özellikle yeni girişimlerin bir bölümünde henüz netleşmedi. Deniz güvenliği alanında bir olay yaşanması halinde karar alma, gemi ve onarım kapasitesinin sağlanması ile sivil ve askeri araçların koordinasyonu konusunda da bağlayıcı prosedürler ortaya konulmadı.
Bu Konularda Daha Fazla Haber
Haber akışını destekleyen ilgili içerik bağlantıları aşağıda listelenmiştir.





































