Terminal İstanbul projesinin ilk aşaması devreye alınırken, Atatürk Havalimanı terminallerinin tüm fonksiyonlarıyla 2027’de kullanıma açılacağı açıklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 13. Türkiye İnovasyon Haftası’ndaki konuşmasında projenin teknoloji ve girişimcilik odaklı bir merkez olarak dönüştürüleceğini belirtti.
Terminal İstanbul ile dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden birinin oluşturulması hedefleniyor. Proje kapsamında girişimcilik, araştırma-geliştirme ve finansman mekanizmalarının aynı ekosistem içinde bir araya getirilmesi planlanıyor.
Erdoğan, Türkiye’nin teknoloji alanındaki kapasitesine ilişkin güncel verileri de paylaştı. Ülkedeki teknopark sayısının 115’e ulaştığını belirten Erdoğan, 2002’de 1,2 milyar dolar olan araştırma-geliştirme harcamalarının bugün 20 milyar dolara çıktığını söyledi.
Girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarının yanı sıra TEKNOFEST’in yenilikçi fikirlerin projelere dönüşmesine katkı sağladığı ifade edildi. Türkiye’nin 2019’a kadar unicorn şirketi bulunmazken bugün 8 unicorn’a sahip olduğu, 2030 hedefinin ise 100 bin teknoloji girişimi ve toplam 100 milyar dolarlık değerleme olduğu aktarıldı.
Teknoloji yatırımlarını destekleyen araçlar arasında Merkez Bankası tarafından 750 milyar lira tahsis edilen Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ile yüksek teknoloji üretimini teşvik eden HIT-30 programı gösterildi. KOBİ’lerin finansmana erişimi için de 250 milyarlık İmalat Sanayii Kredi Finansman Programı hayata geçirildi.
Türkiye’nin yapay zeka ve dijital altyapı hedefleri kapsamında, 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı doğrultusunda veri merkezlerinin kapasitesinin artırılması planlanıyor. Veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 2030’a kadar en az 1 gigavata çıkarılması ve veri merkezi, bulut bilişim ile yapay zeka altyapılarına özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynak sağlanması hedefleniyor.
Yerel dilde yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesi amacıyla Bilge Dil Modeli’nin kullanılması ve Türkçe yapay zeka uygulamalarının farklı sektörlerde yaygınlaştırılması da planlar arasında yer alıyor.
Konuşmada savunma ve havacılık sektörü, Türkiye’nin ileri teknoloji üretimindeki gelişimin örneklerinden biri olarak gösterildi. Sektörde 4 bin 500’ü aşkın firma, bin 400’ün üzerinde proje ve yaklaşık 100 bin doğrudan istihdam bulunduğu; toplam proje büyüklüğünün ise 100 milyar doların üzerine çıktığı belirtildi.
Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç edildiği ifade edildi. Savunma ihracatının 2026’nın Ocak-Eylül döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 artarak 6,9 milyar dolara yükseldiği kaydedildi.
Erdoğan, teknoloji yatırımlarının ekonomi, savunma ve dijital egemenlik açısından önem taşıdığını vurgularken, insan unsurunun teknoloji politikalarının merkezinde tutulması gerektiğini de söyledi.
Bu Konularda Daha Fazla Haber
Haber akışını destekleyen ilgili içerik bağlantıları aşağıda listelenmiştir.


































