JAMA Internal Medicine’da yayımlanan yeni bir araştırma, yüksek irtifada kozmik radyasyona maruz kalan kabin memurları ve pilotlarda radyasyonla ilişkili kanserlerden ölüm oranlarının genel çalışan nüfusuna kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Meslek bilgilerinin de bulunduğu 12 milyondan fazla ölüm belgesini inceleyen araştırmacılar, 500’den fazla meslek grubu arasında en yüksek oranın kabin memurlarında, ikinci en yüksek oranın ise pilotlarda görüldüğünü belirledi.
Yüksek irtifada kozmik radyasyona maruziyet artıyor
Kozmik radyasyon uzaydan geliyor ve bunun yalnızca küçük bir bölümü Dünya yüzeyine ulaşıyor. Ancak yüksek irtifada uçan kişilerde radyasyona maruziyet artıyor.
Daha önce yapılan küçük ölçekli araştırmalarda, özellikle pilotlar ve kabin memurları gibi sık uçan kişilerde bu maruziyetin kanserden ölüm oranlarının yükselmesiyle ilişkili olabileceğine yönelik sınırlı bulgular ortaya konmuştu.
Yeni araştırmaya dahil olmayan Avustralyalı radyasyon uzmanları Catherine Olsen ve Ken Karipidis ise çalışmaya eşlik eden değerlendirme yazısında araştırmanın konuya ilişkin önemli yeni kanıtlar sunduğunu belirtti.
12 milyondan fazla ölüm belgesi incelendi
JAMA Internal Medicine tarafından yayımlanan çalışmada, meslek bilgilerini içeren 12 milyondan fazla ölüm belgesine ait ulusal veriler kullanıldı.
Araştırmacılar; lösemi, lenfoma, multipl miyelom ile cilt, meme, tiroid, prostat ve merkezi sinir sistemi kanserleri dahil olmak üzere radyasyona maruz kalmayla bağlantılı kanserlerden ölüm oranlarını değerlendirdi.
Çalışmanın sonuçlarına göre, 500’den fazla meslek arasında radyasyonla ilişkili kanserlerden ölüm oranı en yüksek grup kabin memurları oldu. Pilotlar ise ikinci sırada yer aldı.
Her iki meslek grubunda da araştırmada incelenen radyasyonla ilişkili kanser türlerinden ölüm olasılığının olağan dışı derecede yüksek olduğu belirtildi.
Kabin memurlarında yüzde 50, pilotlarda yüzde 36 daha yüksek
Araştırmacılar, kabin memurlarının radyasyonla ilişkili bir kanserden ölme olasılığının genel çalışan nüfusuna kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha yüksek olduğunu tespit etti.
Pilotlarda ise söz konusu oran yaklaşık yüzde 36 olarak hesaplandı.
Mutlak risk açısından değerlendirildiğinde kabin memurlarındaki ölümlerin yaklaşık yüzde 6,9’unun bu kanserlerden kaynaklandığı belirlendi. Bu oran yaklaşık her 14 ölümden birine karşılık geliyor.
Pilotlarda oran yüzde 6,7 olurken, çalışmanın başyazarı Harvard Tıp Fakültesi’nden Dr. Vishal Patel genel çalışan nüfusunda oranın yüzde 5 seviyesinde olduğunu bildirdi.
Yaşam tarzına bağlı kanserlerde benzer artış görülmedi
Catherine Olsen ve Ken Karipidis, pilotlar ile kabin memurlarında radyasyona maruziyetle bağlantılı olmayan kanserlerden ölüm oranlarının normalin üzerinde olmadığını belirtti.
Uzmanlar, bu bulgunun gözlenen farkın yaşam tarzı veya sosyoekonomik faktörlerden ziyade mesleki radyasyon maruziyetiyle ilişkili olabileceği yönündeki hipotezi desteklediğini ifade etti.
Araştırmanın sınırlamaları da bulunuyor
Çalışmanın yazarları, araştırmanın bazı sınırlamaları bulunduğuna dikkat çekti.
Her bir pilot veya kabin memurunun uçuş sırasında ya da diğer kaynaklardan ne kadar radyasyona maruz kaldığına ilişkin bireysel ölçümlerin bulunmadığı belirtildi. Ölüm belgelerinde bazı mesleklerin yanlış sınıflandırılmış olabileceği de araştırmanın sınırlamaları arasında gösterildi.
Araştırmacılar ayrıca uçuş ekiplerine özgü başka bir olası faktörü de çalışmada hesaba katamadı.
Vücudun biyolojik saatinin sık sık bozulmasının kanser riskini artırabileceği, jet lag, zaman dilimleri arasındaki geçişler ve düzensiz çalışma programlarının bu durumu etkileyebileceği belirtildi.
FAA uçuş ekiplerinin iyonlaştırıcı radyasyona maruz kaldığını kabul ediyor
Federal Havacılık İdaresi’nin (FAA), uçuş ekiplerinin iyonlaştırıcı radyasyona maruz kaldığını kabul ettiği belirtildi.
Araştırmanın yazarlarına göre ABD’de uçuş ekipleri için federal doz sınırları belirlenmiyor ve maruziyetin izlenmesi zorunlu tutulmuyor.
Çalışmanın başyazarı Dr. Vishal Patel, yaptığı değerlendirmede, “Ölçmemeye karar verdiğiniz bir maruziyeti yönetemezsiniz” ifadelerini kullandı.
Kabin memurları sendikasından açıklama
Yaklaşık 55 bin kabin memurunu temsil eden Association of Flight Attendants-CWA Başkanı Sara Nelson da araştırmanın radyasyon maruziyetinin ciddiye alınması gerektiğini gösterdiğini belirtti.
Nelson, uçuş ekiplerinin risk konusunda yeterince eğitilmediğini ve bilgilendirilmediğini ifade ederek konuya ilişkin sorumluluk mekanizmasının yetersiz olduğuna dikkat çekti.
Uçuş ekipleri için daha yakın takip önerisi
Olsen ve Karipidis, yüksek irtifalı uçuşlarda çalışan kişiler için yıllık cilt muayenelerinin gerekli olabileceğini belirtti.
Uzmanlar, bu mesleklerde çalışan kadınların mamografiye daha erken başlamayı veya daha sık mamografi yaptırmayı değerlendirebileceğini de ifade etti.
Pilotlar ve kabin memurlarını takip eden doktorların ise bu kişileri değerlendirirken kansere karşı daha yüksek düzeyde şüphe taşıması gerektiği kaydedildi.









