Doğal ufkun bulunmaması, yunuslama açısının değerlendirilmesini de zorlaştırıyor. Pilot, farkında olmadan burnu daha fazla kaldırarak hücum açısını ve sürüklemeyi artırabiliyor. Bu süreç, alçak irtifada ve düşük enerji rezerviyle stall sınırına yakın bir uçuşa dönüşebiliyor. Vadinin merkezinde uçmak ise geri dönüş için gerekli manevra alanını azaltabiliyor.
Kalkışta veya iptal edilen inişin ardından yapılan pas geçişte de benzer bir risk oluşabiliyor. Yer etkisinin kaybolması ve yüksek hücum açısının sürükleme yaratması, özellikle kalkış sırasında burun açısının mevcut koşullara göre fazla olması halinde güç eğrisinin gerisinde uzun süreli uçuşa yol açabiliyor.
BEA, temel pilot eğitiminde düşük hızlı uçuşun çoğunlukla güvenli irtifada ve yatay uçuşta gösterildiğini belirtti. Ancak kurumun değerlendirmesi, tırmanış sırasında bu duruma kademeli geçiş yaşanabileceğini ve maksimum güç belirtilse dahi kalkış boyunca sürebileceğini ortaya koydu.
2019-2025 döneminde kaydedilen bu kazalar, hafif uçak kazalarının yüzde 4’ünü oluşturdu. Buna karşın ölümcül olayların yüzde 15’ine ve kazalardaki can kayıplarının yüzde 20’sinden fazlasına karşılık geldi.
BEA, pilotların farkındalığını artırmak için tipik senaryoların eğitimde gösterilmesini ve tırmanış sırasında güç eğrisinin gerisine geçişin nasıl kademeli gerçekleşebileceğini anlatan materyaller hazırlanmasını önerdi.
Bu Konularda Daha Fazla Haber
Haber akışını destekleyen ilgili içerik bağlantıları aşağıda listelenmiştir.


































