Airport Gündem

Almanya hava ulaşımında rekabet gücü baskı altında

DLR ve BDL raporuna göre Almanya hava ulaşımının 2024'te ekonomiye katkısı 58,4 milyar euro oldu. Ancak birçok havalimanında doğrudan destinasyon, uçuş sıklığı ve aktarma bağlantıları pandemi öncesinin gerisinde kaldı.

Berlin'de tanıtılan Almanya hava ulaşımı ekonomik raporu

Almanya hava ulaşımının uluslararası rekabet gücü, artan maliyetler ve bağlantı kayıpları nedeniyle baskı altında bulunuyor. Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR) ile Alman Hava Taşımacılığı Ekonomisi Birliği (BDL) tarafından ilk kez ortak hazırlanan rapor, sektörün ekonomik katkısının yanı sıra pandemi sonrasında değişen yolcu akışlarını ve düzenleyici zorlukları ortaya koydu.

Berlin'de tanıtılan çalışma, hava ulaşımındaki gelişmeleri 15 yıla varan bir dönem üzerinden değerlendiriyor. Raporda bağlantılılık, yolcu trafiği, iklimin korunması, düzenlemeler ve Almanya'nın uluslararası ekonomik rekabet gücü ele alınıyor.

DLR Hava Ulaşımı Birimi Başkanı Dr. Markus Fischer, hava ulaşımının güçlü bir ulaşım sisteminin ve uluslararası rekabetçi Almanya ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Fischer, ortak raporun sektörün geleceğine ilişkin tartışmalar için verilere dayalı bir temel sunduğunu ifade etti.

BDL Genel Müdürü Dr. Joachim Lang ise Almanya'nın uluslararası hava trafiğinden kademeli olarak uzaklaştığını, bazı bağlantıların kaybolduğunu ve yolcu ile kargonun Avrupa dışındaki merkezlere yöneldiğini söyledi. Lang, Almanya'daki maliyetlerin düşürülmesi ve iklim düzenlemelerinde rakipler için eşit koşullar oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Havacılığın ekonomik katkısı

Rapora göre hava taşımacılığı ekonomisi ve havacılık sanayii, 2024 yılında Almanya'da 58,4 milyar euro brüt katma değer oluşturdu. Havacılıkla doğrudan veya dolaylı bağlantılı istihdamın yaklaşık 536.900 kişiye ulaştığı belirtilirken sektörün Almanya gayrisafi yurt içi hasılasına katkısı yaklaşık yüzde 1,3 oldu.

Uluslararası ekonomik merkezler açısından hava ulaşımının kalitesi; doğrudan erişilebilen destinasyonlar, uçuş sıklığı ve iş seyahatlerinde önem taşıyan sabah erken ve akşam geç saat bağlantıları üzerinden değerlendirildi.

2014-2019 döneminde birçok Alman havalimanında doğrudan ulaşılabilen destinasyonların sayısı, sefer sayısından daha hızlı arttı. Böylece rota ağı genişledi. Ancak pandemi sonrasında havalimanlarının toparlanması farklılaştı. Frankfurt, 2024'te doğrudan destinasyon sayısında kriz öncesi seviyeye yaklaşık olarak dönerken diğer büyük merkezler 2019'a kıyasla hedef havalimanı sayısında yaklaşık yüzde 18'e varan düşüş yaşadı. Uçuş sıklıkları ve günün erken ya da geç saatlerindeki bağlantılar da birçok noktada geriledi.

Aktarmalar Avrupa dışına kayıyor

Kıtalararası hava ulaşımında 2010'dan bu yana aktarma modelleri ve merkez havalimanları belirgin biçimde değişti. Uzun menzilli yolcu trafiği, özellikle Türkiye ve Körfez bölgesindeki Avrupa Birliği dışı merkezlere daha fazla yöneldi.

Almanya ile Doğu ve Güneydoğu Asya arasındaki seyahatlerde Avrupa Birliği dışı merkezler üzerinden yapılan bağlantıların payı yüzde 34'ten yüzde 54'e yükseldi. Almanya'daki merkezler üzerinden gerçekleştirilen aktarmaların payı ise yüzde 56'dan yüzde 36'ya geriledi. Afrika yönlü hava trafiğinde de benzer bir değişim görüldü.

Havacılık maliyetleri ve bilet fiyatları arttı

Almanya'da devlet tarafından belirlenen hava ulaşımı maliyetleri; hava trafik vergisi, havacılık güvenliği ücretleri ve hava seyrüsefer hizmet bedelleri dahil olmak üzere 2019'dan bu yana en yüksek seviyede iki kattan fazla arttı. Bu kalemler yolcu başına ortalama yaklaşık 30 euroya ulaştı.

Almanya'dan kalkan ve Almanya'ya gelen uçuşların ortalama bilet fiyatı da 2010-2024 arasında 150 euronun biraz altındaki seviyeden yaklaşık 300 euroya yükseldi. Devlet kaynaklı ücretlerin yanı sıra personel ve işletme maliyetlerindeki artışlar da fiyatları etkiledi.

Rapor, iklim politikalarında rekabeti bozmayacak kuralların önemine de dikkat çekti. Farklı yükümlülükler ve maliyet yapıları, trafik akışlarının ve emisyonların Avrupa dışındaki bölgelere kaymasına neden olabiliyor. Bu durumda küresel ölçekte emisyon azaltımı sağlanmadan yalnızca emisyonların yeri değişiyor.

Yolcu sayısı uçuşlardan hızlı artacak

DLR tahminlerine göre dünya genelindeki hava yolcusu sayısı 2034'te pandemi öncesi seviyenin yüzde 154'üne çıkacak. Yolcu sayısındaki artışın uçuş sayısından daha hızlı gerçekleşmesi bekleniyor. Bu gelişmede daha yüksek koltuk kapasitesine sahip, daha büyük ve daha verimli uçakların kullanılması etkili olacak.

Hava ulaşımı bugün küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 3'ünden sorumlu. Yoğunlaşma izleri ve azot oksitler gibi karbondioksit dışı etkiler de hesaba katıldığında sektörün küresel iklim etkilerindeki payı yaklaşık yüzde 5'e yükseliyor.

Raporda bu etkileri azaltmaya yönelik daha verimli uçaklar, sürdürülebilir havacılık yakıtları, optimize edilmiş uçuş rotaları ve kalıcı yoğunlaşma izlerinin azaltılması gibi yöntemler incelendi. İlk değerlendirmeler, bazı durumlarda uçuş planlamasının uyarlanmasıyla iklim etkilerinin azaltılabileceğine işaret ediyor.

DLR Havacılık Enstitüsü Direktörü Dr. Florian Linke, küresel hava ulaşımı talebinin büyümeyi sürdüreceğini belirterek daha verimli uçaklar, yüksek doluluk oranları, sürdürülebilir yakıtlar ve optimize edilmiş rotaların hareketlilik ile iklim korumasını birlikte ele almak için temel araçlar olduğunu söyledi.

Almanya hava ulaşımında rekabet gücü baskı altında
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Son Haberler

Tümünü Gör
Daha Fazlası