Boeing, 737 MAX uçaklarında pas geçme veya başarısız iniş girişiminin ardından uçuş yönetim bilgisayarına girilen önceden programlanmış rotanın değiştirilmesiyle otomatik dikey seyrüsefer sisteminin (VNAV) devre dışı kalmasına yol açabilecek bir yazılım sorunu tespit etti.
Şirket, sorundan ilk kez Kasım 2024'te haberdar oldu. Konu o dönemde güvenlik incelemesi gerektiren kriterleri karşılamazken, 737 MAX operatörleriyle yapılan sonraki yazışmaların ardından bu ay resmi bir güvenlik değerlendirmesi başlatıldı. Boeing, elde edilen bilgileri uçak operatörleriyle ABD Federal Havacılık İdaresi'ne (FAA) iletti.
FAA, pilotların uçak üzerindeki tam kontrolünü koruduğunu ve kokpit göstergelerinin açık ve net olduğunu belirleyerek yazılım sorununun güvenlik riski oluşturmadığı sonucuna vardı. Kurumun ABD'li havayolları ve yabancı sivil havacılık otoriteleri için Özel Uçuşa Elverişlilik Bilgi Bülteni (SAIB) yayımlaması bekleniyor.
Boeing, Kasım 2026'da konuya ilişkin ek açıklama yapmayı ve yazılım yamasını 2028'in başında sunmayı planlıyor. Southwest Airlines ve United Airlines, yeni yazılımı kullanmaktan kaçınarak önceki sürümlere dönme niyetlerini Boeing'e bildirdi. Alaska Airlines, American Airlines, Southwest Airlines ve United Airlines da filolarındaki 737 MAX uçaklarında yeni yazılımı şu anda kullanmadıklarını doğruladı.
FAA, yazılım sorununu değerlendirmek üzere 2 Ekim 2026'da Düzeltici Faaliyet İnceleme Kurulu'nu (CARB) topladı. Halen yaklaşık 2.400 adet 737 MAX 8 ve 737 MAX 9 hizmette bulunuyor. MAX ailesinin en büyük üyesi Boeing 737 MAX 10'un sertifikasyon süreci ise tam kapsamlı güvenlik riski değerlendirmesi tamamlanana kadar ertelendi.
737 MAX ailesi, Ekim 2018 ve Mart 2019'da meydana gelen, Manevra Karakteristiklerini İyileştirme Sistemi (MCAS) ile ilişkilendirilen iki ölümcül kazanın ardından yoğun güvenlik incelemelerine tabi tutulmuştu.
Bu Konularda Daha Fazla Haber
Haber akışını destekleyen ilgili içerik bağlantıları aşağıda listelenmiştir.


































