Türkiye, KAAN beşinci nesil savaş uçağı için 20 adetlik ilk üretim sözleşmesini imzaladı. Block 10 teslimatları 2028–2030 arasında Türk Hava Kuvvetleri envanterine girecek, program ihracatla birlikte küresel ölçeğe taşınıyor.
TUSAŞ tarafından geliştirilen KAAN programında ilk üretim siparişi resmileşti. Türkiye, Block 10 konfigürasyonundaki 20 adet KAAN için tedarik sözleşmesi imzaladı. Teslimatların 2028–2030 aralığında Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi planlanıyor.
Programın ilk aşamasında uçakların Ankara ve İstanbul çevresindeki ana hava üslerine entegre edilmesi öngörülüyor.
Yerli savaş uçağında ilk üretim partisi
KAAN programı açısından bu sipariş, geliştirme sürecinden seri üretim aşamasına geçişte kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. TUSAŞ CEO’su Mehmet Demiroğlu, söz konusu paketin ilk üretim serisini oluşturduğunu ve ilerleyen dönemde ek siparişlerin gündeme geleceğini açıkladı.
Uçağın mevcut F-16 filosunun yerini uzun vadede alması hedefleniyor. Bu dönüşüm, Türk hava gücünde platform çeşitliliğinden yerli beşinci nesil mimariye geçişin temel adımı olarak konumlanıyor.

Endonezya ihracatı KAAN programını küreselleştiriyor
Endonezya ile Haziran 2025’te imzalanan 48 uçaklık anlaşma, KAAN programının ilk büyük ihracat sözleşmesi olarak kayda geçti. Yaklaşık 10 milyar dolar değerindeki paket, Türkiye’nin savunma sanayii ihracat kapasitesinde ölçek büyümesini temsil ediyor.
Endonezya’ya yönelik teslimatların önümüzdeki yıllarda başlaması ve on yıla yayılan bir takvimde tamamlanması planlanıyor. Bu süreç, KAAN’ın yalnızca ulusal bir platform olmaktan çıkarak uluslararası pazara açılan bir ürün haline gelmesini sağlıyor.
Motor tercihi: geçiş dönemi stratejisi
İlk Block 10 uçaklarda çift General Electric F110 kullanımı planlanıyor. Bu tercih, platformun erken operasyonel fazında güvenilir ve mevcut sertifikalı bir tahrik sistemiyle devreye alınmasını sağlıyor.
Gelecek bloklarda ise yerli motor geliştirme çalışmalarının devreye girmesi hedefleniyor. Bu geçiş, dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi açısından programın en kritik başlıklarından biri olarak görülüyor.
KAAN’ın tasarım yaklaşımı ve görev kabiliyeti
KAAN; hava üstünlüğü ve hassas taarruz görevleri için geliştirilen çift motorlu, düşük görünürlük odaklı bir platform olarak tasarlandı. İç silah istasyonları sayesinde radar izini minimumda tutarken, modern sensör füzyonu ve ağ merkezli harp kabiliyetiyle yeni nesil muharebe konseptine uyum sağlıyor.
Silah entegrasyonunda yerli mühimmat ailesinin öne çıkması planlanıyor. Görüş ötesi hava muharebe için Gökdoğan ve yakın hava muharebe için Bozdoğan gibi sistemlerin platforma entegre edilmesi hedefleniyor.
Stratejik dönüşüm: F-16’dan KAAN’a geçiş
KAAN programı, Türkiye’nin mevcut F-16 Fighting Falcon filosunun kademeli olarak yenilenmesini amaçlayan uzun vadeli bir modernizasyon planının merkezinde yer alıyor. 2010 yılında başlatılan proje, 2024’teki ilk uçuşla birlikte test aşamasında önemli bir eşik geçmişti.
Block 10 üretim siparişiyle birlikte program, konsept ve prototip aşamasından operasyonel envantere geçiş sürecine resmen girmiş oldu.












