Onur Air iflas etti. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararıyla tasfiye süreci başladı. 1992’de kurulan şirketin çöküşü ve sektörel etkileri analiz edildi.
Bakırköy’de görülen davada nihai hüküm verildi, tasfiye süreci resmen başladı
Türkiye’de özel havacılık sektörünün önemli oyuncularından Onur Air Taşımacılık A.Ş. hakkında süren iflas davasında karar çıktı. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, istinaf sürecinin ardından yeniden ele aldığı dosyada şirketin iflasına hükmetti.
Mahkeme, 16 Nisan saat 11.28’de verdiği kararla birlikte şirket için tasfiye sürecini resmen başlatırken, alacaklıların haklarının korunmasına yönelik işlemlerin de yürürlüğe girdiğini bildirdi.
İstinaf Sonrası Dosya Yeniden Görüldü
Daha önce istinaf mahkemesi tarafından bozularak yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilen dosya, yapılan değerlendirmeler sonucunda karara bağlandı. Verilen iflas kararıyla birlikte süreç, Bakırköy 1. İcra ve İflas Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülecek.
Resmi ilan kapsamında, şirketin Yeşilköy’de bulunan merkezinde tüm ticari faaliyetlerin sona erdiği duyuruldu. Bundan sonraki aşamada şirket varlıklarının nakde çevrilerek alacaklılara dağıtılması hedefleniyor.

1992’de Başladı, 2021’de Uçuşlar Durdu
1992 yılında kurulan Onur Air, Türkiye’de sivil havacılığın serbestleşme sürecinde dikkat çeken büyüme örneklerinden biri oldu. Özellikle 2003 yılında iç hatların özel sektöre açılmasıyla birlikte hızlı bir genişleme yaşayan şirket, bir dönem 29 uçaklık filo kapasitesine ve 1.600’ün üzerinde çalışana ulaştı.
Ancak 2020 sonrası küresel havacılık krizinin etkileri ve finansal darboğazlar, şirketin operasyonlarını sürdürülemez hale getirdi. 2021 yılında uçuşlarını durduran Onur Air, pandemi sonrası toparlanma sürecine dahil olamayarak faaliyetlerini tamamen sonlandırdı.
Sektörel Etki ve Analiz: Bir Dönemin Kapanışı
Onur Air’in iflası, Türkiye’de özel havacılığın gelişim sürecinde önemli bir kilometre taşının kapanışı olarak değerlendiriliyor. Şirket, düşük maliyetli ve charter odaklı operasyon modeliyle özellikle turizm taşımacılığında önemli bir boşluğu doldurmuştu.
Ancak pandemi sonrası artan maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve rekabetin sertleşmesi, özellikle orta ölçekli havayolları için sürdürülebilirliği zorlaştırdı. Bu gelişme, sektörde finansal dayanıklılığın ve kriz yönetimi stratejilerinin ne denli kritik olduğunu ortaya koydu.












