Avrupa merkezli uçak üreticisi Airbus ile motor üreticisi Pratt & Whitney arasındaki uzun süredir devam eden kriz yeni bir aşamaya geçti. Airbus’ın, motor teslimatlarındaki gecikmeler nedeniyle tazminat davası açmaya hazırlandığı bildirildi.
Kriz hukuki boyuta taşındı
Uçak üreticisi Airbus’ın, Geared Turbofan (GTF) motorlarının teslimatında yaşanan ciddi gecikmeler nedeniyle RTX’in ABD’deki iştiraki Pratt & Whitney’e karşı hukuki süreç başlatmaya hazırlandığı ifade ediliyor.
Şirket, teslimat güvenilirliğindeki sorunların yalnızca kısa vadeli planları değil, dar gövdeli uçak programının uzun vadeli stratejisini de tehdit ettiğini vurguluyor.
Dünya genelinde yüzlerce uçağın motor eksikliği nedeniyle yerde beklediği, tamamlanmamış uçakların ise üretim hatlarında biriktiği belirtiliyor.
GTF motor krizi küresel etki yarattı
Krizin merkezinde, A320neo ailesinde kullanılan PW1100G tipi motorlar yer alıyor. Pratt & Whitney’nin üretim sürecinde kullanılan metal tozundaki mikroskobik safsızlıklar, motorların erken bakım ve uzun süreli kontroller gerektirmesine yol açtı.

Üretim hedefleri aşağı çekildi
Yaşanan tedarik sorunu Airbus’ın finansal hedeflerine de doğrudan yansıdı. Şirket, 2026 yılı teslimat hedefini 870 uçak olarak açıkladı. Bu rakam, piyasa beklentilerinin altında kaldı.
Öte yandan Airbus’ın yaklaşık 8.800 uçaklık sipariş birikimi bulunuyor. Bunun büyük bölümünü A320 ailesi oluşturuyor. Sorunun talep değil, tamamen arz kaynaklı olduğu belirtiliyor.
Şirketin aylık üretimi 75 uçağa çıkarma hedefi ise 2027 yılına ertelendi.
Fabrikalarda üretim var, motor yok
Airbus son yıllarda ABD’nin Mobile kenti ve Çin’in Tianjin bölgesinde üretim kapasitesini artırmak için önemli yatırımlar yaptı. Ancak bu genişleme, motor tedarikindeki aksaklıklar nedeniyle istenen verimi sağlayamıyor.
Montaj hatlarında tamamlanmayı bekleyen uçakların birikmesi, tedarik zincirindeki kırılganlığı gözler önüne seriyor.
Havayolları ile üretici arasında çıkar çatışması
Krizin bir diğer boyutunu ise havayolları ile üretici arasındaki rekabet oluşturuyor.
Motor arızaları nedeniyle uçaklarını yere indirmek zorunda kalan havayolları, sınırlı sayıdaki yedek motorlara öncelikli erişim talep ediyor. Buna karşılık Airbus, yeni uçak teslimatları için aynı kaynaklara ihtiyaç duyuyor.
Bu durum, üretici, motor tedarikçisi ve havayolları arasında üçlü bir gerilim yaratıyor.
Sektör için kritik dönemeç
Uzmanlara göre Airbus ile Pratt & Whitney arasındaki olası dava, küresel havacılık tedarik zincirlerinde risk paylaşımı açısından emsal niteliği taşıyabilir.
Tek bir tedarikçide yaşanan aksaklığın, dünyanın en büyük uçak üreticilerinden birinin planlarını sekteye uğratması, “tam zamanında üretim” modelini yeniden tartışmaya açtı.
Önümüzdeki süreçte hukuki baskının tarafları anlaşmaya zorlayıp zorlamayacağı ve motor krizinin ne zaman çözüleceği, sektörün büyüme hızını doğrudan belirleyecek.












