Türkiye’de işletme izni verilen heliport sayısı 85’e ulaştı. SHGM verilerine göre heliport altyapısı hava taksi, sağlık hizmetleri ve afet müdahale kapasitesiyle birlikte hızla genişliyor.
Hava taksi ve acil müdahale kapasitesinde dikkat çeken artış
Türkiye’de helikopter operasyonlarına yönelik altyapı yatırımları hız kazanırken, işletme izni verilen heliport sayısı 85’e yükseldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) verilerine göre, 2002 yılında yalnızca 21 olan heliport sayısı, son yıllarda artan hava taşımacılığı ihtiyacıyla birlikte yaklaşık dört katına çıktı.
Heliportların yapısal dağılımı dikkat çekiyor
SHGM verilerine göre Türkiye genelindeki 85 heliportun:
- 40’ı yükseltilmiş bina üzeri
- 41’i yer seviyesinde
- 4’ü ise gemi üzerinde inşa edilmiş durumda
Ayrıca halihazırda 11 yeni heliport başvurusu da değerlendirme sürecinde bulunuyor. Ülkedeki heliportların büyük bölümünün “küçük heliped” statüsünde olması, şehir içi ve kısa mesafeli operasyonlara yönelik altyapının öne çıktı.
Hava taksi ve helikopter taşımacılığında yeni dönem
Heliport yatırımlarındaki artış, özellikle büyük şehirlerde alternatif ulaşım modellerine olan ilgiyi de beraberinde getiriyor. Hava taksi konsepti ve helikopter işletmeciliğindeki gelişmeler, şehirler arası ve şehir içi ulaşımda yeni bir katman oluşturuyor.

Yerel yönetimler ve kamu kurumları sürecin merkezinde
Heliportların yaygınlaştırılması çalışmaları, valiliklerin koordinasyonunda il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve özel sektör iş birliğiyle yürütülüyor.
Afet ve acil durum kapasitesinde stratejik rol
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, heliport altyapısının özellikle afet yönetimi açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor. Deprem, yangın ve benzeri doğal afetlerde:
- Arama-kurtarma operasyonları
- Tahliye süreçleri
- Yangın söndürme desteği
- Hava ambulans hizmetleri gibi alanlarda helikopter kullanımının güvenli ve standartlara uygun şekilde yürütülmesi hedefleniyor.
Türkiye’de dikey havacılık altyapısı güçleniyor
Heliport sayısındaki artış, Türkiye’nin kara, hava taşımacılığı ve “dikey havacılık” altyapısında da kapasite genişlettiğini ortaya koydu. Özellikle büyükşehirlerde trafik yoğunluğu, acil sağlık hizmetleri ve afet yönetimi gibi alanlarda yeni çözümler üretme potansiyeli taşıyor.












