Türk Hava Yolları, savaş ve maliyet baskılarına rağmen uluslararası yolcu trafiğini koruyarak rota ağını yeniden şekillendirdi. Afrika’dan Avrupa ve Asya’ya yönelen kapasite, İstanbul’un küresel hub rolünü güçlendiriyor.
Türk Hava Yolları, artan maliyetler ve bölgesel çatışmaların yarattığı baskıya rağmen uluslararası yolcu trafiğinde istikrarını büyük ölçüde koruyan nadir küresel taşıyıcılardan biri oldu. Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin etkisi havacılık sektöründe geniş çaplı dalgalanmalara yol açarken, şirket operasyonel ağını yeniden dengeleyerek farklı coğrafyalara yöneldi.
Afrika’dan Avrupa ve Asya’ya kaydırılan kapasite
Şirket, Afrika ağı içinde bazı hatları yeniden düzenleyerek kapasiteyi İstanbul çıkışlı Avrupa ve Asya destinasyonlarına yönlendirdi.
Türk Hava Yolları Mart ayında 531 uçaklık filoyla operasyon yürütürken, ağ optimizasyonu sayesinde yüksek doluluk oranlarının korunması hedeflendi.
Yolcu sayısında sınırlı gerileme, iç hatta daha belirgin düşüş
Nisan ayında uluslararası yolcu sayısı 4,7 milyon seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine kıyasla sınırlı bir gerilemeye işaret ederken, iç hat yolcu trafiği 2,5 milyon seviyesine indi.
Buna karşın Asya hatlarında koltuk doluluk oranlarının yükselmesi ve Avrupa hatlarındaki talep artışı, Orta Doğu kaynaklı kayıpların büyük bölümünü dengeleyen unsur oldu. İran uçuşlarının durdurulması ve bazı bölgesel hatlardaki kesintiler, ağ içi yönlendirme ile kısmen telafi edildi.

Borsa performansı ve yatırımcı algısı
Türk Hava Yolları hisseleri yıl başından bu yana yaklaşık %12 yükselerek piyasa genelinden ayrışan bir performans sergiledi. Aynı dönemde BIST 100 endeksindeki daha güçlü yükselişe rağmen, havayolu şirketi yatırımcılar açısından istikrarlı görünümünü korudu.
İstanbul Havalimanı’nda “güvenli merkez” algısı
iGA Istanbul Havalimanı yönetimi, savaş kaynaklı dalgalanmalara rağmen yolcu trafiğinde genel artış eğiliminin sürdüğünü belirtiyor. CEO Selahattin Bilgen’in açıklamalarında, küresel belirsizlik döneminde İstanbul’un “güvenli aktarma merkezi” algısının güçlendiği vurgusu öne çıkıyor.
İlk çeyrekte beklenen hedeflerin gerisinde kalınmasına rağmen yolcu sayısında %5,5’lik artış kaydedilmesi, hub yapısının esnekliğini destekleyen bir veri olarak değerlendiriliyor.
Rota optimizasyonu: kesinti ve yeniden açılış dengesi
Şirket, özellikle Sahra Altı Afrika ve Orta Doğu’da toplam 15 noktada uçuşları geçici olarak askıya aldı. Buna karşın Avrupa ağı büyük ölçüde korunurken, yalnızca sınırlı sayıda hat iptal edildi.
Amerika kıtasındaki genişleme ise daha temkinli bir hızda ilerliyor. Havana hattının listeden çıkarılması dikkat çekerken, toplamda 22 şehirde operasyon devam ediyor.
Öte yandan Bağdat uçuşlarının yeniden başlaması ve Suriye, Ürdün ile Lübnan hatlarında kontrollü dönüş süreci, ağın yeniden genişleme fazına geçtiğine işaret ediyor.
Maliyet baskısı ve yakıt etkisi
Küresel ölçekte artan jet yakıtı maliyetleri ve sigorta giderleri, havayolu şirketlerinin en kritik baskı unsuru olmaya devam ediyor. Bazı hatların ekonomik sürdürülebilirlik nedeniyle askıya alınması, doğrudan bu maliyet yapısıyla ilişkilendiriliyor.
Buna rağmen yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte artan tatil trafiği, özellikle Avrupa ve iç hatlarda ek talep yaratma potansiyeli taşıyor.












