İtalyan Savunma Çevrelerinde Yeni Nesil SİHA Tartışması
İtalyan savunma ve güvenlik çevreleri, Türkiye’nin geliştirdiği gemi konuşlu insansız hava aracı konseptinin Avrupa donanmalarına olası etkilerini tartışmaya devam ediyor. Son değerlendirmelerde, ITS Cavour gemisine, Leonardo ile ortak geliştirilen sistemler üzerinden entegre edilmesi planlanan yeni nesil SİHA kabiliyetlerinin, İtalyan Donanmasına önemli bir operasyonel avantaj sağlayabileceği görüşü gündemde.
Senato Sunumu Sonrası Geniş Yankı
25 Mart’ta İtalya Parlamentosu’nun üst kanadı olan İtalyan Senatosu Dışişleri ve Savunma Komisyonu oturumunda konuşan İtalya Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Giuseppe Berutti Bergotto, insansız hava sistemlerinin gelecekteki rolüne dikkat çekti.
Bergotto’nun açıklamalarında, Türkiye’nin amfibi hücum gemisi TCG Anadolu üzerinden gerçekleştirilen operasyonel testlerin, gemi konuşlu SİHA kullanımının fizibilitesini ortaya koyduğu vurgulandı. Bu değerlendirmeler, İtalya’da özellikle Cavour uçak gemisi için yeni konsept tartışmalarını hızlandırdı.
Uzmanlardan “Kuvvet Çarpanı” Değerlendirmesi
Savunma analisti Paolo Mauri, gemi konuşlu insansız sistemlerin modern deniz harp doktrininde kritik rol oynadığını belirterek, SİHA’ların özellikle keşif, gözetleme ve düşük riskli saldırı görevlerinde etkili bir “kuvvet çarpanı” olacağını ifade etti.
Mauri ayrıca, İtalyan Donanmasının bu alandaki ilgisinin iki temel dinamiğe dayandığını vurguladı:
- Baykar ile Leonardo arasında kurulan ortak girişim
- NATO kapsamında gerçekleştirilen insansız sistem odaklı tatbikatlar ve operasyonel testler
Özellikle NATO Steadfast Dart 2026 sırasında gerçekleştirilen gemi konuşlu SİHA operasyonlarının, bu konseptin sahada uygulanabilirliğini güçlendirdiği değerlendiriliyor.

Uzun Uçuş Süresi ve Operasyonel Esneklik Vurgusu
İtalyan uzmanlar, yeni nesil SİHA sistemlerinin uzun havada kalış süresi, yüksek mühimmat kapasitesi ve düşük maliyetli operasyon kabiliyeti sayesinde klasik savaş uçaklarını tamamlayıcı bir rol üstleneceğini belirtiyor. Bu durumun özellikle deniz platformlarında görev yapan hava unsurlarının görev çeşitliliğini artıracağı ifade ediliyor.
Sanayi İşbirliği ve Stratejik Yakınlaşma
NATO Savunma Koleji Vakfı Direktörü Alessandro Politi ise Türkiye ile İtalya arasındaki savunma sanayi iş birliğinin uzun yıllara dayandığını hatırlatarak, bu sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti.
Politi’ye göre:
- Savunma projeleri askeri ve siyasi ve endüstriyel stratejilerin birleşimi haline geldi
- Türkiye-İtalya iş birliği NATO çerçevesinde kurumsal bir zemine dayanıyor
- Akdeniz güvenlik dengesi, bu tür ortak projeleri daha kritik hale getiriyor
Bu çerçevede, Baykar ve Leonardo arasındaki iş birliği Avrupa savunma sanayinde dikkatle izlenen projelerden biri oldu.
Operasyonel Dönüşüm ve Gelecek Perspektifi
Uzmanlara göre, insansız hava araçlarının uçak gemilerine entegrasyonu teknolojik bir gelişme ve deniz kuvvetlerinin görev tanımlarını yeniden şekillendiren bir dönüşüm anlamına geliyor. Bu dönüşüm, insanlı hava unsurlarının yerini almak yerine onları tamamlayan hibrit bir hava gücü yapısına işaret etmekte.












