IFALPA 80. Konferansı İstanbul’da başladı. 51 ülkeden 305 pilotun katıldığı organizasyonda emniyet kültürü, pilot hakları ve havacılıkta yasal düzenlemeler ele alınıyor.
51 ülkeden 305 pilot küresel havacılığın geleceğini Türkiye’de ele alıyor
IFALPA 80. Konferansı, 51 ülkeden 305 pilotun katılımıyla İstanbul’da başladı. 23–26 Nisan tarihleri arasında TALPA ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, küresel havacılığın güncel sorunlarını ve geleceğe yönelik başlıklarını gündeme taşıyor.
İstanbul’un uluslararası hava trafiğindeki kilit konumu, toplantının burada yapılmasını yalnızca lojistik bir tercih olmaktan çıkarıp stratejik bir zemine oturtuyor. Farklı coğrafyalardan gelen pilotlar, sahadaki deneyimlerini ortak bir çerçevede paylaşıyor.
Tarihsel bağ: Dünya Pilotlar Günü
Konferans, Türk havacılığının öncü isimlerinden Fesa Evrensev’in 1912’de gerçekleştirdiği ilk uçuşun yıl dönümüne denk geliyor. 26 Nisan’ın “Dünya Pilotlar Günü” olarak anılması, toplantıya tarihsel bir derinlik kazandırıyor.

Sektörel gündem: Yapısal ihtiyaçlar masada
Toplantılarda yalnızca küresel eğilimler değil, Türkiye özelindeki yapısal başlıklar da ele alınıyor. Pilotlara hususi pasaport verilmesi, sektöre özel iş kanunu oluşturulması ve fiili hizmet süresi zammı gibi konular, farklı boyutlarıyla tartışmaya açıldı.
Bu başlıklar; çalışma koşullarıyla sınırlı kalmadan, operasyonel planlama, ekip yönetimi ve deneyimli pilotların sistem içinde tutulması gibi kritik alanlarla birlikte ele alınıyor. Amaç, bu konuların karar verici mekanizmalarda daha somut karşılık bulması.
“Emniyet bir sonuç değil, kültür meselesi”
Konferansın açılışının ardından konuşan Okan Üreksoy, IFALPA’nın dünya genelinde 70’ten fazla ülkede 160 bini aşkın pilotu temsil ettiğini belirtti. İstanbul’un 20 yıl sonra yeniden bu organizasyona ev sahipliği yapmasının sektörel açıdan ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
Üreksoy, havacılıkta emniyetin yalnızca teknoloji veya mevzuatla açıklanamayacağını dile getirerek “pozitif emniyet kültürü” yaklaşımını merkeze aldı. Açık iletişim, raporlama alışkanlığı ve hatalardan öğrenme üzerine kurulu bu anlayışın, sistemin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olduğu ifade edildi.
Havacılık Meslek Yasası ihtiyacı
Üreksoy, konuşmasında uçucu personelin çalışma hayatına ilişkin mevcut yapının parçalı bir görünüm sunduğunu belirtti. İş güvencesi, kıdem hakları ve standart çalışma koşullarında farklı uygulamaların ortaya çıkabildiğini ifade eden Üreksoy, bu durumun emniyet kültürüyle doğrudan bağlantılı olduğunu dile getirdi.
Sektöre özgü riskleri kapsayan ve uluslararası standartlarla uyumlu bir “Havacılık Meslek Yasası” için somut adımlar atılması gerektiği mesajı paylaşıldı.
Küresel düzeyde düzenleme sorunu
Ron Hay, pilotluk mesleğinin mevcut yasal çerçevelerle tam anlamıyla örtüşmediğini belirtti. Farklı ülkeler, zaman dilimleri ve operasyonel koşullar arasında görev yapan pilotların; havacılık güvenliği kuralları ile iş hukuku düzenlemeleri arasında kalan bir yapı içinde çalıştığını ifade etti.
Bu uyumsuzluk; farklı standartların ortaya çıkmasına, hukuki belirsizliklere ve çalışma koşullarında baskıya neden olabiliyor. Daha bütüncül ve uyumlu bir düzenleme ihtiyacı, uluslararası ölçekte ortak bir başlık olarak masada yer alıyor.
Nisan ayına yayılan etkinlik programı
Konferans, Dünya Pilotlar Günü kapsamında planlanan geniş bir etkinlik takviminin parçası olarak ilerliyor. İstanbul’daki programın yanı sıra Hava Kuvvetleri Müzesi’nde gerçekleştirilecek anma etkinlikleri ve sosyal sorumluluk projeleri de takvimde bulunuyor.












