Manila Körfezi üzerine inşa edilen Yeni Manila Uluslararası Havalimanı, 100 milyon yolcu kapasiteli dev bir ulaşım üssü olarak planlanıyor. Ancak uzmanlar, zeminin çökmesi ve hızla artan deniz seviyesi nedeniyle projenin 30 yıl içinde işlevsiz kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Filipinler’in Mega Projesi Tartışmaların Odağında
Filipinler, Güneydoğu Asya’nın en büyük havalimanlarından birini hayata geçirmek için 15 milyar dolarlık Yeni Manila Uluslararası Havalimanı (NMIA) projesine hız veriyor. JFK’nin iki, Sidney Havalimanı’nın ise yaklaşık üç katı büyüklüğe sahip olacak tesis, 2.500 hektarlık bir alanda konumlanıyor ve tamamlandığında yılda 100 milyon yolcu ağırlayacak.
Ülkenin en yoğun hava trafiğine sahip olan Ninoy Aquino Uluslararası Havalimanı’nın kapasitesini aşması üzerine başlatılan proje, Manila’nın yerleşim yoğunluğu sebebiyle kara üzerinde uygun arazi bulunamaması nedeniyle Manila Körfezi’nde deniz dolgusu yöntemiyle hayata geçiriliyor.
Deniz Üzerinden Yükselen Bir Havalimanı
Dev proje kapsamında dünyanın farklı bölgelerinden getirilen 150 milyon metreküp kumla yapay bir ada oluşturuldu. Boskalis tarafından yürütülen çalışmalarla dinamik sıkıştırma, jeogrid yerleştirme ve vibroflotasyon gibi gelişmiş zemin güçlendirme teknikleri kullanılıyor.
Projenin kalbinde 350 bin metrekarelik dev yolcu terminali bulunuyor. Tek terminalden yürütülmesine rağmen yıllık 100 milyon yolcu kapasitesi ile bölgenin yeni aktarma merkezi olmayı hedefliyor. Ayrıca yılda yarım milyon tondan fazla yük işleyebilecek 52 bin metrekarelik bir kargo terminali de inşa ediliyor.
Uzmanlardan Uyarı: “O Bölge 30 Yıl Sonra Su Altında Kalabilir”
Ancak proje, büyük çevresel ve jeolojik risklerin tam ortasında yükseliyor. Manila Körfezi, deniz seviyesinin yılda 13–15 mm arttığı bir bölge olarak dikkat çekiyor. Bu oran, proje geliştiricisi SMC’nin raporlarında öngörülen yıllık 5,3 mm seviyesinin yaklaşık üç katı.
Ayrıca bölge, Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer aldığı için yüksek deprem ve tsunami riski taşıyor. Yumuşak kil ve gevşek kum tabakalarına sahip zeminin sıvılaşma potansiyeli, havalimanının uzun vadeli dayanıklılığına yönelik ciddi şüpheler yaratıyor.
Uzmanlar, 2050 yılına gelindiğinde pistlerin su altında kalabileceğini, uçuşların iptal aşamasına gelebileceğini ifade ediyor.
Yerinden Edilen Aileler, Yok Olan Ekosistem
Proje çevresinde 700’den fazla aile tahliye edilirken, bazılarına yeterli tazminat sağlanmadığı iddia ediliyor. Manila Körfezi’ndeki mangrov ormanları ve kıyı ekosistemlerinin zarar görmesi ise geri döndürülemez çevresel tahribat uyarılarını beraberinde getiriyor.
Tüm Risklere Rağmen İnşaat Devam Ediyor
SMC, projeyi “arazi geliştirme” olarak tanımlayarak resmi olarak arazi ıslahı kapsamına girmediğini savunuyor. Tartışmalar sürse de inşaat çalışmalarının 2026 itibarıyla hızlanması planlanıyor. NMIA, 12 bin hektarlık yeni bir şehir kurmayı hedefleyen geniş kapsamlı bölgesel kalkınma planının merkezinde yer alıyor.
Dev Bir Ekonomik Fırsat mı, Yoksa 15 Milyar Dolarlık Bir Risk mi?
Yeni Manila Uluslararası Havalimanı, başarılı bir şekilde tamamlanırsa dünyanın en etkileyici havacılık projelerinden biri olabilir. Ancak uzman görüşleri; çökme riski, yükselen deniz seviyesi ve yoğun çevresel tahribat nedeniyle projenin ciddi türbülanslarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Airport Gündem X-Twitter hesabını takip edebilirsiniz. Takip Et











