United Airlines’ın Tokyo–Washington uçuşunda Wi-Fi, ekran ve şarj sistemleri arızalandı. Yolcular 13 saat boyunca teknoloji olmadan seyahat etti.
ABD merkezli United Airlines, Tokyo’dan Washington’a gerçekleştirdiği uzun menzilli uçuşta yolcularına modern havacılığın alışılmış standartlarının oldukça dışında bir deneyim yaşattı. Şirketin 18 Mayıs’ta gerçekleştirilen UA-804 sefer sayılı Boeing 777-200 uçuşunda koltuk arkası eğlence sistemi, uçak içi Wi-Fi ve koltuk içi elektrik sistemleri tamamen devre dışı kaldı.
Tokyo Haneda’dan Washington Dulles hattına yapılan yaklaşık 13 saatlik uçuş boyunca yolcuların elektronik cihazlarını şarj edemediği ve uçak içi eğlence sistemlerinden yararlanamadığı belirtildi.
Teknik arıza Tokyo’da giderilemedi
Olayın merkezindeki 27 yaşındaki Boeing 777-200 tipi uçakta kalkış öncesi teknik arıza yaşandığı ancak sorunun Japonya’daki teknik ekipler tarafından giderilemediği aktarıldı. Buna rağmen uçuşun iptal edilmek yerine operasyonel olarak devam ettirilmesine karar verildi.
Uçaktaki bir yolcu sosyal medya platformu Reddit’te yaptığı paylaşımda:
“Az önce anons yaptılar – IFE yok, Wi-Fi yok ve koltuk içi elektrik yok.” ifadelerini kullandı. Yolcu daha sonra:
“13 saat cihazlarımın şarjı bittikten sonra su gibi geçecek.” yorumuyla yaşadığı durumu paylaştı.
MEL sistemi devreye girdi
Havacılık sektöründe teknik arızalar iki temel kategoriye ayrılıyor. Bunlardan ilki, uçağın güvenli uçuş gerçekleştirebilmesi için mutlaka çalışması gereken sistemleri kapsıyor. Diğer grup ise operasyonel konfor unsurlarını içeriyor.
Uzmanlara göre uçak içi eğlence sistemi (IFE), Wi-Fi ve koltuk içi elektrik altyapısı, çoğu durumda “MEL” yani Minimum Equipment List kapsamında kritik uçuş güvenliği ekipmanı olarak değerlendirilmiyor. Bu nedenle hava yolu şirketleri, belirli şartlar altında bu sistemler çalışmadan da uçuş operasyonunu sürdürebiliyor.
Yolcular uzun uçuşta zor anlar yaşadı
Ultra uzun menzilli Pasifik uçuşlarında kişisel ekran, internet erişimi ve şarj imkânı artık standart hizmetler arasında kabul edilirken, sistemlerin tamamen devre dışı kalması özellikle uzun süreli seyahat eden yolcular açısından ciddi konfor kaybı yarattı.
Uzmanlar, dış istasyonlarda yaşanan teknik sorunlarda hava yolu şirketlerinin çoğu zaman uçağı kendi bakım merkezine geri döndürmeyi tercih ettiğini belirtiyor. Özellikle entegre kabin sistemlerinde yaşanan arızaların, dış hat teknik ekipleri tarafından kısa sürede çözülememesi operasyonel zorluk oluşturabiliyor.
Sosyal medyada gündem oldu
Olayın ardından sosyal medya kullanıcıları, yaşanan deneyimi “1990’lar uçuşu” olarak yorumladı. Özellikle uzun uçuşlarda internet erişimi ve kişisel ekran kullanımına alışan yolcuların yaşadığı deneyim havacılık forumlarında geniş yankı uyandırdı.
Bazı kullanıcılar uçuş sırasında kendi “hayatta kalma kitlerini” kullanmak zorunda kaldıklarını belirtirken, sektör uzmanları yolculara uzun uçuşlarda mutlaka yedek eğlence içerikleri, powerbank ve kişisel ekipman taşımalarını önerdi.
United Airlines son yıllarda premium deneyime yatırım yapıyordu
Yaşanan teknik aksaklık, United Airlines’ın son yıllarda premium yolcu deneyimine yaptığı yatırımların gölgesinde dikkat çekici bir olay olarak değerlendirildi. Şirket özellikle yeni nesil kabin ürünleri, yüksek hızlı internet hizmetleri ve modernize edilen geniş gövdeli filosuyla premium segmentte büyüme stratejisi izliyordu.
Ancak uzmanlar, bu tür teknik aksaklıkların yalnızca United Airlines’a özgü olmadığını ve küresel havacılık sektöründe tüm taşıyıcılarda zaman zaman benzer durumların yaşanabildiğini vurguluyor.












