Türkiye’nin savunma elektroniği devi ASELSAN, deniz platformlarının hızlı ve alçak uçan tehditlere karşı korunması amacıyla geliştirdiği GÖKSUR yakın hava savunma sistemine ait yeni test görüntülerini kamuoyuyla paylaştı. ASELSAN’ın cuma günü sosyal medya üzerinden yayımladığı videoda, sistemin yüksek hızlı ve deniz yüzeyine yakın uçan bir hedefi doğrudan isabetle başarıyla imha ettiği görülüyor.
Denizden Sıyıran Tehditlere Karşı Özel Olarak Tasarlandı
GÖKSUR, özellikle gemisavar ve seyir füzeleri gibi su yüzeyine çok yakın seyreden yüksek riskli tehditleri bertaraf etmek üzere geliştirildi. Bu tür hedeflerin düşük radar kesit alanı ve ani manevra kabiliyeti nedeniyle oluşturduğu zorluklar, sistemde kullanılan yapay zekâ destekli Gelişmiş Atış Kontrol Sistemi ile aşılmış durumda.
360 Derece Koruma, Çoklu Angajman ve Yeni Nesil Güdüm Teknolojisi
GÖKSUR, şu yetenekleriyle dikkat çekiyor:
- 360 derece tehdit imha kapasitesi
- IIR (görüntülemeli kızılötesi) arayıcı başlık ile yüksek hassasiyet
- Çoklu hedef angajmanı ve eş zamanlı takip
- Veri bağıyla çift yönlü orta menzil güdüm
- Deniz yüzeyine yakın uçan hızlı hedeflere karşı yüksek etkinlik
Bu özellikler, sistemin modern deniz muharebe ortamında kritik öneme sahip alçak irtifa savunmasında üstün performans göstermesini sağlıyor.
Modüler Tasarım: Fırkateynlerden Korvetlere Geniş Entegrasyon Yelpazesi
Sistem, tamamen modüler mimariyle tasarlandı ve fırkateyn, korvet ve diğer deniz platformlarına kolaylıkla entegre edilebiliyor. GÖKSUR, geminin mevcut muharebe yönetim sistemine entegre olabildiği gibi tek başına bağımsız bir sistem olarak da görev yapabiliyor.
Dikey Fırlatma Versiyonunda Başarılı Testler
ASELSAN, GÖKSUR’un merakla beklenen dikey fırlatma (VLS) versiyonunun da testlerden başarıyla geçtiğini doğruladı. Bu konfigürasyonun, Türkiye’nin çok katmanlı donanma savunma mimarisinde önemli bir boşluğu doldurması bekleniyor.
İhracat Potansiyeli ve Stratejik Önemi Artıyor
Yeni nesil GÖKSUR sistemi, özellikle Türkiye’nin deniz yetki alanlarının korunmasında stratejik bir rol üstlenecek. Artan performans özellikleri ve platform esnekliği sayesinde sistemin yüksek ihracat potansiyeline sahip olduğu değerlendirilirken, Türk Deniz Kuvvetleri’nin çok katmanlı savunma yapısını da önemli ölçüde güçlendirmesi öngörülüyor.












