ABD Donanması’na ait ve “kıyamet uçağı” olarak bilinen Boeing E-6B Mercury, Cuma günü Atlantik Okyanusu üzerinde uçuş halindeyken radar sistemlerinden kayboldu. Nükleer bir savaş senaryosunda ulusal komuta kademesinin havadaki karargâhı olarak görev yapmak üzere geliştirilen bu uçak, ABD’nin stratejik caydırıcılık zincirinin en kritik halkaları arasında yer alıyor.
Boeing tarafından özel olarak tasarlanan ve ABD Donanması envanterindeki 16 “kıyamet uçağından” biri olan E-6B Mercury, Başkan, Savunma Bakanı ve ABD Stratejik Komutanlığı için hayati bir iletişim ve komuta kontrol platformu sağlıyor. Donanma, bu uçakların “sağlam, güvenilir ve elektromanyetik saldırılara dayanıklı Nükleer Komuta, Kontrol ve İletişim (NC3) kabiliyeti” sunduğunu belirtiyor. Bu nedenle dijital sistemler yerine analog altyapı tercih ediliyor.
Görev Filoları ve Konuşlanma Noktaları
E-6B filosu; VQ-3 “Ironmen” ve VQ-4 “Shadows” tarafından işletiliyor ve Oklahoma’daki Tinker Hava Kuvvetleri Üssü’nden konuşlandırılıyor. Filolar, Kaliforniya’daki Travis Hava Üssü, Nebraska’daki Offutt Hava Üssü ve Maryland’deki Patuxent River Deniz Hava Üssü gibi farklı ileri operasyon noktalarına yönlendirilebiliyor.
Boeing, TACAMO programı kapsamındaki bu uçakların “Donanmanın balistik füze denizaltı kuvvetiyle ulusal komuta makamları arasında hayati bir iletişim köprüsü oluşturduğunu” paylaşıyor.
Transponderın Kapanması Spekülasyon Yarattı
DailyMail’in aktardığı bilgilere göre söz konusu uçak, Cuma günü Maryland’deki Patuxent River Deniz Hava Üssü’nden kalktıktan sonra Chesapeake Körfezi üzerinde normal uçuş rotasını izledi. Ancak, Virginia Burnu’nun yaklaşık 96 kilometre doğusunda uçağın transponderi aniden kapandı.
Uzmanlara göre AFD FE2 çağrı işaretiyle uçan E-6B’nin sinyal kesmesi, gizli görevlerde izlenen standart prosedürlerden biri. Bu uçaklar genellikle Atlantik üzerinde geniş alanlarda tel antenlerini sarkıtarak denizaltılar ve yer istasyonlarıyla güvenli iletişim kuruyor, bu süreçte saatlerce belirli uçuş desenlerini takip ediyor.
Gizli Görev İçin Alışılmadık Zamanlama
Olayın dikkat çekici yanı, uçuşun ABD’de tatil dönemi olan Şükran Günü’nün hemen ardından gerçekleşmiş olması. Bu dönem, normalde askeri operasyonların daha düşük yoğunlukta yürütüldüğü bir zaman dilimi olarak biliniyor.
Her ne kadar uçağın radardan kaybolması kısa süreli endişe yaratmış olsa da, Pentagon’dan ya da Donanma’dan bu durumu alarm seviyesine taşıyacak herhangi bir açıklama yapılmadı. Uzmanlar, uçuşun büyük olasılıkla gizli bir iletişim veya test görevi kapsamında gerçekleştirildiğini değerlendiriyor.












