TRMOTOR, TF35000 millî turbofan motor projesi kapsamında yaklaşık 70 milyon dolarlık kritik alt sistem iş birliklerine imza attı. TUSAŞ, TAAC, ALP Havacılık ve diğer yerli firmaların dahil olduğu süreç, Türkiye’nin motor teknolojilerindeki bağımsızlık hedefinde yeni bir aşamayı temsil ediyor.
Millî turbofan motor projesinde kritik alt sistemler için yeni iş birlikleri devreye alındı
Türkiye’nin yüksek itki gücüne sahip millî turbofan motor geliştirme hedefinde yeni bir aşamaya geçildi. TRMOTOR, TF35000 millî turbofan motor projesi kapsamında kritik alt sistemlerin geliştirilmesi ve tedarik süreçleri için yaklaşık 70 milyon dolar değerinde stratejik iş birliklerine imza attı.
Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde gerçekleştirilen imza töreni, yalnızca yeni sözleşmelerin duyurulduğu bir organizasyon olmanın ötesinde, Türkiye’nin motor teknolojilerinde yerli sanayi zincirini genişletme hedefinin somut göstergelerinden biri oldu.
Törene TUSAŞ, TAAC Aviation Technologies, ALP Havacılık, ANOVA Teknoloji, HARPAX, IDAK ve PCS Testing Systems temsilcileri katıldı.
TF35000’de kritik parçalar yerli sanayiye emanet
İmzalanan anlaşmalar kapsamında TF35000 motorunun farklı kritik bileşenleri için görev paylaşımı yapıldı.
Bu çerçevede:
TUSAŞ tarafından dişli kutusu, ALP Havacılık tarafından yağlama sistemi ekipmanları, ANOVA tarafından soğutma sistemi ekipmanı, HARPAX tarafından yakıt sistemi ekipmanı, TAAC tarafından aktüatörler, IDAK tarafından hidrolik pompa, PCS tarafından ise ekipman test rigleri geliştirilecek.
Projede farklı uzmanlık alanlarının aynı motor platformunda bir araya getirilmesi, Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiinde “entegre üretim ekosistemi” oluşturma stratejisinin yeni halkalarından biri olarak görülüyor.

TF35000 sadece motor projesi değil
TF35000 programı, Türkiye’nin yüksek itki sınıfında bağımsız motor geliştirme hedefi açısından kritik önem taşıyor. Savunma sanayii çevrelerinde proje, özellikle beşinci nesil hava platformları ve ileri seviye millî havacılık projeleri için stratejik altyapı yatırımı olarak değerlendiriliyor.
Motor geliştirme süreçlerinde yalnızca ana güç ünitesinin değil; yağlama, yakıt, hidrolik, aktüasyon ve termal yönetim sistemlerinin de yüksek mühendislik kabiliyeti gerektirmesi, bu tür alt sistem iş birliklerini daha kritik hale getiriyor.
Bu nedenle imzalanan sözleşmeler, sadece tedarik anlaşması değil; teknoloji paylaşımı, mühendislik derinliği ve yerli üretim sürekliliği açısından da önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.
Osman Saim Dinç: “Stratejik bir mühendislik yolculuğu”
Osman Saim Dinç, törende yaptığı açıklamada TF35000’in yalnızca bir motor geliştirme programı olmadığını vurguladı.
Dinç, “TF35000 millî turbofan motor geliştirme projesi; Türkiye’nin motor teknolojileri alanındaki mühendislik birikimini, üretim kabiliyetini ve tedarik ekosistemini birlikte büyüten stratejik bir yolculuktur. Bugün attığımız adımla kritik alt sistemlerde yerli kabiliyetleri daha ileri seviyeye taşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda hız kazanan “tam bağımsız motor teknolojisi” hedefinin yalnızca platform üretimiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda alt sistem mimarisinde de yerlilik oranını artırmayı amaçladığını ortaya koyuyor.
Küresel rekabette motor teknolojileri belirleyici oluyor
Savunma havacılığında motor teknolojileri, halen dünyanın en stratejik ve en zor alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Özellikle yüksek itki üreten turbofan motorlar; malzeme teknolojisi, yüksek sıcaklık dayanımı, hassas üretim ve ileri mühendislik gereksinimleri nedeniyle sınırlı sayıdaki ülkenin tam yetkinliğe sahip olduğu alanlar arasında bulunuyor.
Bu nedenle TF35000 projesi etrafında şekillenen yerli sanayi iş birlikleri, Türkiye’nin yalnızca yeni bir motor geliştirme çabasını değil, aynı zamanda kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltma stratejisini de yansıtıyor.












