ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Ankara ile Washington arasında Türkiye’nin F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programına yeniden katılmasına yönelik görüşmelerin önümüzdeki aylarda somut bir ilerleme kaydedebileceğini söyledi. Barrack, Erdoğan–Trump hattındaki yeni ilişkinin müzakereler için elverişli bir zemin oluşturduğunu vurguladı.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Ankara ile Washington arasında uzun süredir askıda olan F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programına Türkiye’nin yeniden katılımı konusunda dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Barrack, 9 Aralık’ta sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, görüşmelerin “önümüzdeki aylarda bir atılım sağlayabileceğini” ifade etti.
Barrack, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında oluşan yeni ve “olumlu” ilişkinin, iki ülke arasında yeni bir iş birliği atmosferi yarattığını belirterek, bunun F-35 meselesinde verimli müzakerelere zemin hazırladığını söyledi.
Bu açıklama, ABD tarafından Türkiye’nin F-35 programına olası dönüşüne ilişkin verilen ilk resmi sinyal olarak değerlendirildi.
Erdoğan–Trump Görüşmesi Sonrası Gündeme Gelmişti
Türk medyası, Eylül ayında Erdoğan ile Trump’ın Beyaz Saray’daki görüşmesinde F-35 konusunun ele alınacağını yazmıştı. Söz konusu görüşmeden kısa süre sonra bir gazetecinin, Türkiye’nin iptal edilen F-35 anlaşmasının yeniden canlandırılıp canlandırılamayacağına ilişkin sorusuna Trump, şu yanıtı vermişti:
“İstersem bunu kolayca yapabilirim. Bunu yapabiliriz.”
Türkiye Neden Programdan Çıkarılmıştı?
Önceki Trump yönetimi, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması üzerine Ankara’yı F-35 programından çıkarmıştı. Bu karar, F-35’in üretim zincirinde kritik rol oynayan Türk savunma sanayisini doğrudan etkilerken, uçakların birim maliyetinin artmasına da yol açmıştı.
Programdan çıkarılmanın ardından Türk Hava Kuvvetleri, savaş uçağı planlamasını yeniden şekillendirdi. Bu süreçte:
- Eurofighter Typhoon tedariki gündeme geldi,
- F-16 Blok 70 alımı için girişimler başlatıldı,
- Yerli KAAN Milli Muharip Uçak projesi hızlandırıldı.
Ayrıca, Türkiye’nin lisans altında Black Hawk helikopteri üretim programı da bu karar ve sonrasında uygulanan CAATSA yaptırımlarından etkilendi.
S-400 Şartı Belirleyici Olacak
Büyükelçi Barrack, ABD yasalarına göre Türkiye’nin F-35 programına geri dönebilmesi için S-400 sistemini artık işletmemesi veya envanterinde bulundurmaması gerektiğini açıkça dile getirdi.
Türkiye, S-400 sistemini 2019 yılında teslim almış ve bir yıl sonra test atışı gerçekleştirmişti. Sistem hâlen Ankara yakınlarındaki Akıncı Hava Üssü’nde konuşlu bulunuyor. Ancak sistemin aktif olarak kullanılıp kullanılmadığına dair net bir bilgi paylaşılmış değil.
ABD Kongresi’nde Muhalefet Var
Olası bir anlaşma, Türkiye’nin Yunanistan ve İsrail ile ilişkileri başta olmak üzere dış politika siciline eleştirel yaklaşan bazı ABD’li Kongre üyelerinin muhalefetiyle karşı karşıya. Bu durumun, sürecin hızını ve kapsamını etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Finansman ve Stratejik Denge Soruları
Uzmanlara göre, Türkiye’nin F-35’e yeniden dönmesi durumunda bunun Eurofighter anlaşmasını, KAAN projesini ve mevcut ekonomik koşullar altında bu üç büyük savunma projesinin eş zamanlı finanse edilip edilemeyeceğini nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor.
Barrack, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Umarız ki bu görüşmeler önümüzdeki aylarda hem ABD’nin hem de Türkiye’nin güvenlik gereksinimlerini karşılayacak bir atılım sağlayacaktır.”












