Havacılık sektöründe kritik bir teknoloji olan winglet tasarımları, bu kez mahkeme salonuna taşınıyor. Yenilikçi kanat ucu çözümleriyle bilinen Aviation Partners, Avrupa merkezli havacılık devi Airbus’a karşı patent ihlali davası açtı. Şirket, Airbus’ın ticari jetlerinde kullandığı “Sharklet” tasarımlarının, Boeing ile geliştirilen karma (blended) kanatçık teknolojisinin izinsiz bir kopyası olduğunu öne sürüyor.
Winglet Teknolojisinin Yükselişi
Winglet’ler, 1980’li yıllarda ticari havacılıkta devrim yarattı. İlk kez Boeing 747-400 ve MD-11 gibi büyük gövdeli uçaklarda yaygın kullanılan bu aerodinamik eklentiler, kanat uçlarında oluşan hava girdaplarını azaltarak yakıt tasarrufu sağladı, sürtünmeyi düşürdü ve operasyonel maliyetleri azalttı.
Bu teknolojik sıçrama, NASA’nın spinoff programı kapsamında belgelenerek, havayolu endüstrisinde verimlilik odaklı dönüşümün başlangıç noktası oldu.
Boeing’in Karma Kanatçıkları ve Ticari Başarısı
Boeing, 1990’lı yıllarda A320 ile rekabet gücünü artırmak amacıyla Yeni Nesil 737 programını başlattı ve bu süreçte Aviation Partners ile iş birliğine giderek karma kanatçık (blended winglet) tasarımlarını geliştirdi. İlk testler Boeing İş Jetleri’nde başladı, ardından 1998’de Southwest Airlines ile ticari uçuşlara entegre edildi.
Bu yenilik, Boeing 737-700 modellerine yılda uçak başına ortalama 100.000 galon yakıt tasarrufu sağladı. 2000’li yıllarda winglet’li uçaklara olan talep hızla artarken, Boeing tüm Yeni Nesil 737 serilerinde karma kanatçık seçeneğini sunmaya başladı.
Airbus Sharklet Gelişimi ve Hukuki Süreç
Airbus, 2000’li yılların başında A320 uçaklarında çit tipi kanat ucu tasarımlarını kullanarak verimlilik elde etmeye çalıştı. Ancak 2008 yılında, blended winglet’lerin potansiyelinden yararlanmak için Aviation Partners ile ortak bir test programı başlattı. JetBlue’nun A320’siyle yapılan uçuş testleri karışık sonuçlar verse de gelişim süreci devam etti.
Ardından Airbus, 2012’de Sharklet tasarımlarını tanıtarak A320 ailesine entegre etti. Bu hamle, Aviation Partners’ın tepkisini çekti ve patent ihlali gerekçesiyle hukuki adımlar atıldı.
Mahkeme süreci sonucunda Airbus, Sharklet üretimine devam etme hakkını korurken Aviation Partners’a açıklanmayan miktarda mali ödeme yapmayı kabul etti. Bu uzlaşma sayesinde Airbus, A320neo serisi dahil olmak üzere geniş ürün yelpazesinde Sharklet kullanmayı sürdürdü.
Winglet Teknolojisinin Ekonomik ve Çevresel Etkisi
Karma kanatçıklar, standart uçak konfigürasyonlarına göre %4 ila %6 arasında yakıt tüketiminde düşüş sağlıyor. Bu da hem operasyonel maliyetlerde ciddi tasarruflar hem de karbon emisyonlarının azaltılması anlamına geliyor.
Yeni nesil Boeing 737 MAX serisi, ileri teknoloji kanatçıklarla donatılmışken; Airbus A350 ve A330neo gibi modellerde daha kısa ve entegre kanat ucu tasarımları kullanılıyor. Her iki üretici de aerodinamik optimizasyon yoluyla verimliliği artırma yarışını sürdürüyor.
Kanat Ucu Yarışı Devam Ediyor
Airbus’ın 2012’de Sharklet’li ilk A320’sini piyasaya sürmesi, Boeing’in ilk winglet’li modellerinden yaklaşık 12 yıl sonra gerçekleşti. Ancak her iki üretici de sürekli olarak bu alandaki teknolojileri geliştiriyor.
Patent anlaşmazlıkları, winglet teknolojisinin hem ticari hem de stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yakıt fiyatlarının artması ve çevresel baskıların yoğunlaşması, havayolu şirketlerini daha verimli çözümler benimsemeye itiyor.

Airport Gündem X-Twitter hesabını takip edebilirsiniz. Takip Et











