Türkiye’nin ilk yerli deniz devriye uçağı MELTEM‑3 programı kapsamında, temel platformu ATR‑72‑600 olan uçaklar TAI (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii) tarafından deniz gözetleme ve denizaltı tahrip yetenekleri için modifiye edildi. Modifiye edilen ilk prototipin TAI Akıncı tesislerindeki yerel ilk uçuşu Temmuz 2016’da gerçekleştirildi; uçuş testleri sonrası prototip sertifikasyon ve ilave testler için İtalya’ya gönderildi.
Meltem‑3 (P‑72) programının temeli, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Alenia Aermacchi (günümüzde Leonardo) arasında Temmuz 2012’de imzalanan sözleşmeye dayanıyor. Sözleşme kapsamı; 2 adet TMUA (Turkish Maritime Utility Aircraft) ve 6 adet TMPA/ASW konfigürasyonlu ATR‑72‑600 platformunun temini ve modifikasyonlarını içeriyor. Projede Leonardo platform tasarımı ve geliştirmenin liderliğini üstlenirken, görev sistemi entegrasyonu ve aviyonik kaynaşması için Thales’in AMASCOS (Airborne Maritime Situation & Control System) görevlendirildi.
Program takvimi ve entegrasyon süreci şu şekilde ilerledi: ilk baz ATR‑72‑600 uçağı 2013’te TAI tesislerine ulaştı; yapısal modifikasyon ve aviyonik entegrasyon aşamaları takip edildi. İlk sertifikasyon testleri sonrası, Meltem‑3 uçaklarının kullanıma alınması 2020 sonrası dönemlerde hızlandı ve projeye ait ilk teslimatlar 2020–2022 aralığında Turkish Naval Air Command’a yapıldı. Saha/işlem yetenekleri arasında AIS, Link‑16 entegrasyonu ve hafif torpidolar (ör. Mk‑54) için uygunluk gibi özellikler bulunuyor.
Teknik notlar:
Platform: ATR‑72‑600 (çift motor turboprop) — TAI tarafından yapısal ve görev‑özgü modifikasyonlar uygulanmıştır.
Görev sistemleri: Thales AMASCOS görev yönetim sistemiyle durum tespiti, tehdit tanımlama, NATO/ülke taktik ağlarına veri paylaşımı ve uçakta yüklü silah sistemlerinin kullanımı mümkün kılınıyor.
Proje paydaşları: TAI (modifikasyon/yerelleştirme), Leonardo (tasarım, nihai silah/gözlem entegrasyonu), Thales (görev/aviyonik entegrasyonu).
Değerlendirme: Meltem‑3 programı, Türkiye’nin deniz gözetim ve ASW kapasitesinde önemli bir sıçrama anlamına geliyor. ATR‑72‑600 platformunun geniş iç hacmi, menzili ve verimliliği; AMASCOS gibi modern görev yönetim sistemleriyle birleştiğinde, hem kıyı gözetimi hem de denizaltı tespiti/saldırısına yönelik çok rollü bir platform ortaya çıkıyor. Programın teslim ve entegrasyon sürecindeki uluslararası iş birliği, yerel sanayiye teknoloji transferi ve TAI’daki modifikasyon tecrübesi açısından da stratejik önem taşıyor.

Airport Gündem X-Twitter hesabını takip edebilirsiniz. Takip Et











