Helios 522 Faciası: Havacılık Tarihinin En Gizemli “Hayalet Uçuşu”
Havacılık Tarihine Geçen Kara Gün
14 Ağustos 2005 tarihi, dünya havacılık tarihine kara bir gün olarak geçti. Kıbrıs merkezli Helios Airways’e ait Boeing 737-31S tipi yolcu uçağı, sabah saatlerinde Larnaka Havalimanı’ndan Atina’ya gitmek üzere havalandı. Rutin bir uçuş olması beklenen bu yolculuk, basınçlandırma sistemindeki ölümcül bir hata nedeniyle 121 kişiye mezar oldu.
Yaklaşık 1 saat 45 dakika sürmesi planlanan uçuş, kokpitte yapılan küçük ama hayati bir hata sonucu üç saatlik bir kabusa dönüştü. Basınçlandırma düğmesinin manuel konumda bırakılması, kabindeki oksijen seviyesinin hızla düşmesine ve yolcuların hipoksiye maruz kalmasına yol açtı.

Zincirleme İnsan Hataları
Kazanın ardından hazırlanan resmi rapor, tek bir aksaklığın değil, zincirleme insan hatalarının faciaya neden olduğunu ortaya koydu.
Helios mühendisleri, bakım sırasında kontrol prosedürlerini atladı.
Kokpit ekibi, uyarı sinyallerini elektrik arızası zannederek yanlış değerlendirdi.
Pilotlar, hipoksinin etkisiyle kısa sürede bilinçlerini kaybetti.
Toplamda 16 farklı hata kazanın temel nedeni olarak kayıtlara geçti. Havacılık uzmanları, bu olayın “önlenebilir bir felaket” olduğunu vurguladı.

Son Umut: Andreas Prodromou
Kazanın en dramatik anlarından biri, Yunan Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-16 savaş uçaklarının Helios 522’ye havada eşlik ettiği sırada yaşandı. Pilotlar kokpite baktıklarında, kaptanların hareketsiz olduğunu ve kabin görevlisi Andreas Prodromou’nun kaptan koltuğuna geçtiğini gördü.
Ticari pilot lisansı olan Prodromou, taşınabilir oksijen tüpleri sayesinde bilincini daha uzun süre korudu. Kokpit ses kayıtlarında nefes nefese bir “Mayday” çağrısı yaptığı tespit edildi. Ancak telsizin Kıbrıs frekansında kalması, yardım çağrısının hiçbir merkeze ulaşamamasına neden oldu.
Ne yazık ki Prodromou’nun çabası, uçağın kurtulması için yeterli olmadı. Yakıtın tükenmesiyle birlikte uçak, Atina yakınlarındaki Grammatiko bölgesinde dağlık araziye düştü.

Yargı Süreci ve Sonrası
Facianın ardından Helios Airways çalışanları yargı önüne çıkarıldı. Mühendis Alan Irwin, 10 yıl hapis cezası alsa da daha sonra beraat etti. Ayrıca kazada hayatını kaybeden 8 Kıbrıslı yolcunun ailesi, Boeing’e karşı açtıkları tazminat davasını gizli bir anlaşmayla sonuçlandırdı.
Helios Airways ise bu olayın ardından büyük bir itibar kaybı yaşadı. Yolcu güvenini geri kazanamayan şirket, kısa süre içinde operasyonlarını durdurmak zorunda kaldı.
Havacılık Güvenliği Açısından Çıkarılan Dersler
Helios 522 kazası, modern havacılığın en acı derslerinden biri oldu. Kazadan sonra uluslararası havacılık otoriteleri şu adımları attı:
Basınçlandırma sistemlerinin kontrol prosedürleri yeniden düzenlendi.
Hipoksi farkındalık eğitimi, pilotlar için zorunlu hale getirildi.
Kokpit ve bakım prosedürlerinde çift kontrol sistemleri devreye alındı.
Havacılık uzmanı David Learmount, kazayı şu sözlerle özetledi:
“Havacılık sistemi, tek bir hatanın felakete dönüşmesini engellemek için vardır. Eğer kontroller gerektiği gibi yapılsaydı, bu kaza asla yaşanmazdı.”

Havacılık Tarihinde “Hayalet Uçuş” Olarak Anıldı
Helios Airways Flight 522, yalnızca bir kaza değil, havacılık dünyasının hafızasında derin iz bırakan bir olay olarak tarihe geçti. Yolcuların ve mürettebatın bilinçlerini kaybetmesiyle uçağın saatlerce otopilot modunda gökyüzünde süzülmesi, kazaya “hayalet uçuş” adının verilmesine neden oldu.
Bugün bile bu facia, havacılık güvenliğinin önemini hatırlatan en çarpıcı olaylardan biri olarak anılmaya devam ediyor.

Airport Gündem X-Twitter hesabını takip edebilirsiniz. Takip Et











